Kategorilenmemiş Garipler
No Comments Bayramın Sonuna Geldik

Bu bayramın da sonuna geldik. Zaten 4 gün dediğin nedir ki gelip geçti hemen. Ama güzeldi yani. Tamam tamam merak ediyorsun anladım. Özetle anlatayım işte.
İlk gün bayram namazı için camiye gitmiştim bir çok insanın yaptığı gibi. Elektriklerde sorun vardı. Saymadım ama bulunduğum yeri düşündüğümde dördüncü saftaydım. Biraz erken gitmiştim bu sefer geçen bayram namazını uyuyarak geçirmiştim malum. Pek kalabalık olmadığından soğuktu aslında camide güzel bir ısıtma sistemi vardı lakin dedim ya işte elektriklerde sorun var. Cami biraz dolmaya başlayınca ısındı tabi o kadar kişi nefes alıyor ciğerlerden sıcak geliyordu hava. Elektriklerde imam konuşacağı zaman geldi işte. Namazdan sonra eve gittim biraz bilgisayar başında zaman geçirdikten sonra karşı dairede oturan dedemlere gittim. Her bayramın ilk sabahı amcamlar ve biz oraya gideriz. Kahvaltı falan işte sabahın ne yapılır.
Kurbanı Akyurt’ta kesecektik. Akyurt bana hiç sempatik gelmiyor. Okul da Akyurt’ta o kadar kötü şey yani zaten hayatım orada geçiyor. Neyse işte gittikten sonra bir kaç öğretmeni gördüm orada. Şans. Yarım saat kadar okul gezisine gelmiş gibi hissetsem de sonradan bu gereksiz hissi öldürdüm. Dört bir yanda boğaz kesilirken benim bir his öldürmem çok mu? Ayrıca zevk alıyorum acıdan, ölümden falan. He sadistim ne olacak? La yürü git ya tepemi attırma! Çok kızdırdın beni kısa yazacağım sana. Kestiler falan işte tüm aile parçalama işini yaparken ben her Kurban Bayramı’nda yaptığım gibi yatıyorum, dolanıyorum, müzik dinliyorum. Pişmemiş et kokusunu da görüntüsünü de kesmesini de hiç sevmem; midem bulanır.Ama mideye indirmeye gelince lööp lööp inerler yani. İlk gün de işte öyle yorgunlukla bitti. Tamam bir şey yapmadım ama psikolojik ya.
İkinci gün öyle çok maceram olmadı. İçimde acayip bir bisiklet sürme aşkı vardı. Zaten bana bilgisayar ve bisiklet deyince akan sular durur hatta ters akar o kadar yani. Bisikletimi de çalmışlardı ne yapmalıydım. Ooof biri yardım etsin. Derken arkadaşa mesaj attım bisiklet bul diye. Allah razı olsun gel benim bisikleti al dedi. Tabi bir sevinç kapladı suratımı küçük çocuklar gibi. Seviyorum ya. Kasımdayız. Korkma, Kasım’da aşk başkadır demeyeceğim. Havalar soğuk ya onu belirtmek istedim. Kafamı çıkarttım camdan ne kadar soğuk hava ona göre giyineyim diye böyle arada kalmış sıcakla soğuk arasında ortadaki levhaya vurmuş işte. Hep kararsızlıktan oluyor bunlar trafikte kararlı olacaksın. Ya bu kadınlara kim ehliyet veriyor. Ne diyorum ya uçtuk. Heh işte içime çok kalın olmayan kısa kollu bir şey üstüme de mont giydim. Üşüyeceğimi sanıyordum fakat çok eve dönüşüm çok terlemekten oldu. Mübarek yaz günü sanki. Özlemişim la bisiklet sürmeyi. Birinci vites biraz ağırdı ama zevkli lan bisikletin varsa gel birlikte sürelim ama öyle yavaş sürmek, yoruldum, susadım, başım ağrıyor falan demek yok. Son sürat gideceksin. İkinci günde başka zevk aldığım bir şey olmadı sanırım.
Üçüncü gün… Evet dün. Elif’le buluşacaktık. Nasıl hangi Elif ya! En yakınım olan Elif ya! Evet o işte İstanbul’a taşınan. :’( Her zamanki gibi önemli bir buluşma ya uyuyakalmışım. 12.30 – 13.00 gibi buluşalım demiştik. Gözümü açtığımda saat 12.30. Neyse buna şükür bir önceki önemli buluşmada uyandığımda çok geçti. Yok la normalde uykucu bir insan değilimdir. Mesela bugün; dünün yorgunluğu ve tatil olmasına rağmen 8.30 da uyandım. Ama dün sabah 7 de uyumuştum. La ne ya bilgisayarı seviyorum bana garip garip tepkiler gösterme ağzına çakarım. Gerzek blog! Bak ya niye herkez beni sinirlendiriyor. Sanane lan sinir hastasıyım ne olacak? Evet kontrol edemiyorum kendimi. Bana entel dantel konuşmayı kes dinlemeye devam et salak blog. Konu çok şey oldu öğretmenler diyor ara sıra dersi kaynatmaya çabaladığımız zamanlarda; Konu çok dallanıp gıdaklandı. Pardon ya gıdak değil budak diyorlardı gıdak nerden çıktı tavuk musun la sen? Uyanınca hemen Elif’e mesaj attım yeni uyandım özür dilerim falan. Hemen dışarı çıktım 479 geldi atladım şelalenin oradan Kızılay’a giden bir otobüse atlayacaktım. Keşke öyle bir plan yapmayıp 481 i bekleseydim çünkü oraya kadar gelen tüm otobüsler dolmuş oluyor binmiyorum. Paralı da gelmiyor hiç delirdim orada resmen ya. Bir otobüsten de kesimhaneden kaçmış davar indi. İnerken kadının teki çekil de inek diye omuz attı. Öküz işte ya. Pardon davar demiştik her neyse işte. Ayı la panda. Sonra bir tane daha otobüs geldi anladım ki paralı gelmeyecek bindim işte gittim arkadaşların yanına oturduk falan Elif’i ilk gördüğümde çok kötü oldum sarıldık falan ağlayacaktım gözlerimi sıkmasam ağlayacaklar hüngür hüngür. Evet gözlerim ağlayacak ben ağlamam! Çok güzel gündü ya. Detay vermeyeceğim kıskanırsın yavrum. Özelimiz o bizim.
Ve bugün. Dördüncü gün. Sade orta şekerli geçmesini bekliyorum.