Genel
No Comments Sayfa:1 Bölüm:1 Konu: Marmaris Ve Zeynep Abla
Marmaris…
Ben bu beldeyi 10 yaşımdan beri okuduğum kitaplardan, 5 yaşımdan beri kurduğum hayallerden tanıyordum. Bu beldenin bana neden huzur verdiğini anlayamazdım. Ama araştırırdım. Sokaklarında kaybolurdum. Ve buranın sırrını bir türlü çözemezdim.
Karşı komşumuz vardı. Zeynep abla. O biliyordu buranın sırrını. Biraz deliydi. Elinde hayali bir direksiyon ile gezerdi. Ama biliyordu masmavi gözleri vardı. Saçlarını uzun. Çok uzun. Ama deliydi.. Yinede çok güzeldi. Bir gün gittim yanına ”Yanlış anlamayın ama siz nasıl delirdiniz?” diye sormuştum. Bana deli gibi gülmüştü.
Sonra neden burada yaşadığını sormuştum. Tabi benim ki de soru ya. Büyük bir şehirde bir deli nasıl yaşasın ki. Ama beklediğim cevap gelmedi.
Mavi gözleriyle bana baktı. Önümde eğildi. Topraktan kirlenen üstümü silerken; ‘’Burada ölümde, hayatı arayabiliyorsun. Hastalıkta sağlığı, hapiste özgürlüğü, kapalı yerde çıkışı arayabiliyorsun canın çok sıkkın bile olsa burada mutluluğu arayabiliyorsun.’’
O gün Zeynep abla bana Marmaris’in sırrını söylemişti.
Burası size her şeyi unutturuyor. Acılarınızı, sıkıntılarınızı. Burada sorumluluklarınız da kalmıyor. Barlar sokağından yürümeye başlarsanız eğer Uzunyalı’ya vardığınızda kimse size yabancı gelmiyor.
Kışları ise ayrı bir konu tabi. Kendine has sakin huzurlu havasına bürünüyor, akşamüstü sahilde sevgilinizle muhabbet ederken kendinizi o anda orada olduğunuz için şanslı hissettiren cennetin bir köşesi gibi. Taparım.
Uzun süreden sonra tilki.co diye bir siteden gelen tatil fırsatları ile annemle birlik de tekrar Marmaris’deyim. Burayı bir kitap arasında bırakmış gibi hissediyordum. Tekrar o sayfayı bulamamaktan da korkuyordum. Ama burayı bıraktığım gibi bulmak anılarımı tazelemek için çok güzel di. Ha bide dün gece anneme Zeynep ablayı sordum. Önce hatırlamadı. Sonra yüzü asıldı.